25 Haziran 2010 Cuma
Nanik atak
Bugün nöbet ertesiydim, sabah geç kalkıp güzel bir kahvaltı yapma şansım vardı, mutluydum. Planlarımıza göre kahvaltıdan sonra rutin kontrole gidecek, bir NST çektirip dolaşacaktık. Ancak olaylar öyle gelişmedi, NST'si elinde odadan çıkan Gözde'min gözleri doluydu ve üniversiteye gitmemiz gerektiğini söyledi. Doktorumuz NST'ye göre doğumun erken olabileceğini ve çocuğun yoğun bakım şartları altında takip edilmesi gerekebileceğini söylemişti. Gözde'nin ağlamaları eşliğinde son sürat üniversiteye gittik, bir yandan aklımdan sayısız düşünceler geçiyordu. Bugün doğum mu olacaktı, doğuma hocanın girmesini sağlamak gerekiyordu, bebeğin sağlık durumu ne olurdu? Neyse ki Ali Çetin Hocamız içimizi ferahlattı, erken doğun söz konusu değildi, ancak günlük NST çekilerek takip edilecekti. Doğum da 1 hafta öne alınsa daha iyi olurdu. Sevindirici haberler Gözde'yi pek de tatmin etmedi ve tekrar doktorumuza döndük. Hoca'nın görüşlerini söyleyince onun da içi rahatladı, NST'yi tekrarladık. Ancak eşimin paniği hala devam ediyordu, son NST'yi de doktorumuza gösterip içimi rahatlattıktan sonra sıra eşimi rahatlatmaya gelmişti. Sürekli doktorumuzun ve Ali Hoca'nın bize dediklerini teyit ettiriyordu, ben de sürekli tekrarlıyordum. Eşim tüm çabalarıma rağmen gel-gitler halinde kısa panik ataklar yaşıyordu. Oysa sadece kızımız bize nanik yapmıştı, eşimin yaşadığı ise sadece nanik ataktı...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder